Fahri TANRIKULU
Fahri TANRIKULU

 Fatsa TSO plaket töreni konuşma metni
8 Mayıs 2005

TOBB başkanı sayın Rifat Hisarciklioğlu'nun katılımıyla gerçekleşen plaket töreni dolayısıyla yaptığım konuşma şöyledir:

Sayın Başkanım,değerli konuklar,
Fatsa Ticaret ve Sanayi Odasının düzenlemiş olduğu plaket törenine katılımınızdan dolayı hepinize hoşgeldiniz der saygılar sunarım.Bugün burada gerçekleştireceğimiz törenle vergi,ihracat,yatırım ve istihdam alanlarında dereceye girerek plaket alacak olan değerli iş adamlarımızı kutlar başarılı ticari hayatlarının devamını dilerim.

Sayın başkanım,

Bugün burada sizilerle bölgenin önemli sorunlarını paylaşmak isterdim.Fatsa-Aybastı-Reşadiye yoluyla ilgili Fatsa-Korgan-Kumru-Niksar yoluyla ilgili sorunlarımızı size anlatmak isterdim.Fatsa Organize Sanayi Bölgesini size anlatmak isterdim.Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesini size anlatmak isterdim.Yayla turuziminden ve bölgemizle ilgili önemli konulardan bahsetmek isterdim.Ancak rahmetli babaannem derdiki:oğlum neren ağrıyorsa canın ordadır.Bizimde canımız fındıkta sayın başkanım.Fındıktaki son gelişmeler canımızı yakıyor.Nasıl yakmasınki:Bir yıl önce bugünlerde 7 ytl ye sattığımız fındık şu anda 2,5 ytl dolayında satılıyor.Kentali 1050 dolara avrupaya satılan fındık bugünlerde 300 dolara kadar indi.Hem bölge hemde ülke ekonomisi açısından büyük bir kayıpla karşı karşıyayız.Onun için diğer sıkıntılarımızı bir kenara bırakıp bugün size fındığı anlatmak istiyorum.

Fındık konusunu doğru anlayabilmek için bazı sorular sorup bunların cevaplarını vermeye çalışmalıyız.

Fındık konusuna çok değişik pencerelerden bakabiliriz. Bu bakış açılarından en popüler olanı da şudur; fındık yaklaşık 8 milyon vatandaşın direk veya dolaylı geçim kaynağı olan bir tarımsal üründür. Dolaysıyla bu insanların geçimini sağlaması ve mağdur olmaması için devlet fındığa sahip çıkmalı ve fındık üreticisine destek olmalıdır. Konuya böyle yaklaşıldığında zaman zaman gerek konuyla ilgili toplantılarda gerekse de yazılı ve görsel medyada konuyla ilgili hatta yetkili kişiler tarafından şu tür görüşler ileri sürülüyor. Aslında fındık ülke ekonomisine pek de katkısı olan bir ürün değildir. Hatta geçmişte uygulanan birtakım devlet destekleri sonucu bu ülkenin sırtında bir yük bir kambur olmuştur. Son olarak silinen 2 katrilyonluk borç da bu yükün, bu karadeliğin ispatıdır.
Bu söylemlerle fındığın devletin sırtında bir kambur olduğu, ekonomik bir yük olduğu ve Karadenizli fındık üreticisinin bu devlete borçlu olduğu söylenmek isteniyorsa bilinmelidir ki Karadenizli borcuna sadıktır. Eğer borcu varsa evdeki yorganını satıp borcunu öder. Karadenizliyi kimse bu devlete borçlu gibi göstermeye kalkmasın. Cumhuriyetin ilk yıllarında at mıhını ithal ederken biz fındık ihraç ediyorduk . Osmanlıdan kalan Duyun-u Umumiye borçlarını biz fındıkla ödedik. 1978 den bu yana fındıktan kesilen sadece fon olarak kesilen miktar 1.217 milyar dolardır.

Başka ne söyleniyor?Deniyorki :zaten IMF ile yapılan sözleşmeler gereği olarak da devlet artık fındığa destek veremez. Devlet bundan sonra fındığa herhangi bir şekilde müdahale etmemelidir. IMF ile yapılan sözleşmelerde tarım ürünlerine dünya fiyatları üzerinde fiyat verilmemesi öngörülüyor. Fındık diğer tarım ürünleri gibi değildir. Fındıkta dünya fiyatı yoktur. Doğru politikalar izleyebilirsek fındığın dünya fiyatını biz belirleyebiliriz.

1.Yine deniyorki fındık fiyatları serbest piyasa koşulları içinde arz-talep dengesi doğrultusunda oluşacaktır. Zaten son 30 yılın ortalaması 1,5 dolar seviyesindedir. Dolayısıyla bugün piyasada oluşan 1,5 dolarlık fiyatlar fındık için normal fiyatlardır. Eğer daha yüksek fiyatlar uygulamaya kalkarsak Avrupalı çikolata imalatçıları fındık yerine badem, fıstık gibi ürünler kullanır. Fındık pazarını tamamen bitirir. Evet doğrudur. Son 30 yılın fındık ihracat ortalamalarına baktığımızda kabuklu fındığın ortalama 1,60 dolardan ihraç edildiğini görüyoruz. Ancak 2004 yılında rekoltenin düşük gerçekleşmesi ve fiskobirliğin uyguladığı yüksek fiyat politikası sonucu gördük ki kabuklu fındık dünyaya4 dolara satılabiliyor. Fındık bir sofralık ürün değildir. Üst gelir grubuna hitap eden, paralı insanların tükettiği lüks bir gıda olan çikolatada kullanılır. Fındığın çikolatada verdiği damak tadını badem fıstık gibi ürünler veremez. Dolayısıyla fındığın fiyatındaki oynamalar tüketimini çok fazla etkilemez.

Yine deniyorki fiyatları 4,5 dolarlar seviyesinde tutarsak İtalya, İspanya gibi ülkeleri teşvik etmiş oluruz, fındık üretimlerini arttırırlar. Azerbaycan, Gürcistan zaten fındık yetiştirmeye başladı, fındık tamamen elimizden giderZaten bir ürünün fiyatını üreticisi değil, o ürünün tüketicisi belirler. Fındığı da biz tüketmediğimize göre Avrupalı çikolata imalatçılarının makul bulacağı fiyatları kabullenmeliyiz. Bu söylemde doğru değildir.Çünkü İtalya, İspanya, Amerika gibi kişi başına milli geliri 20 - 25 bin dolar olan gelişmiş ülkelerin fındık iyi para ediyor diye tarıma dönmeleri ve fındık dikmeleri beklenemez.Kaldıki bu ülkeleri fındık konusunda gözümüzde büyütmemize hiç gerek yok.İspanyanın yıllık fındık üretimi 20-25 milyon kilo kadar.Biz Fatsada daha fazlasını üretiyoruz(30-35 milyon kilo).Yani biz Fatsa olarak bir ispanyayız.Ordu ili olarak İtalya,İspanya ve ABD nin ürettiği fındığı üretiyoruz.Fındıkta gücümüzün farkına varalım.
Dünyada ürün fiyatlarını üreticiler veya tüketiciler değil arz-talep dengeleri belirler. Siz dünyanın ihtiyacı olan 450 bin tonluk fındık talebine karşılık 650 bin ton ürünü pazara sürerseniz tabi ki fiyatı tüketici belirler. Ama sizin arz miktarınız talep kadar olur ve arz fazlasını bir şekilde pazardan alıp depolar ve pazara sürmezseniz fiyatı siz belirlersiniz.

Şimdi konuyu Karadenizli fındık üreticisinin alın teri, geçim kaynağı açısından değil; Türkiye ekonomisi penceresinden değerlendirmek istiyorum. Fındık ülke ekonomisi için ne ifade ediyor? Fındık bu ülkeye bir yükmüdür?Yoksa fındık ülke ekonomisi açısından önemli bir gelir kaynağımıdır? Nasıl bir yol izlenmelidir ki fındık ülkemize daha fazla yarar sağlasın?

Türkiye yıllık ortalama 450 milyon kg. kabuklu fındık ihraç etmektedir. Bu miktar fiyata bağlı olarak değişen bir miktar değildir. Yani kilosunu 1 dolara sattığımız yıllarda da , 4,5 dolara sattığımızda da hemen hemen aynı miktar ürünü satmışız Avrupa'ya. Bize geçmiş yıllarda hep şu söylendi; fındığın ihraç fiyatı ortalama 1,5 en fazla 2 dolardır. Eğer bu fiyatın üstüne çıkılırsa Avrupa'ya bu fındığı satamayız. Ancak özellikle son 3 yıl içinde gerek olumsuz doğal şartla sonucu rekoltenin düşük olması, gerekse de FKB'nin uyguladığı yüksek fiyat politikası sonucu gördük ki hiç de öyle değilmiş.

Son 5 Yılın Tablosu (Dünya)

Y I L ÜRETİM İHRACAT T U T A R ORT. FİYAT(dolar)
2001-02 725.000 510.000 635.000.000 1,20
2002-03 630.000 512.000 594.000.000 1,30
2003-04 480.000 447.000 916.000.000 2,00
2004-05 400.000 390.000 1.554.000.000 3,97
2005-06* 550.000 434.000 1.835.000.000 4,16

* 30.06.2006 itibariyle

Yukarıdaki tablo bize şunu göstermektedir. Aynı miktar fındık ihracatıyla ülkeye 500 milyon dolar da getirebiliriz, 2 milyar dolar da getirebiliriz.

Önce 2 milyar dolarla 500 milyon dolar arasındaki farkın ülke açısından önemine bir bakalım. Sonra da fındıktan 2 milyar dolar ihracat gelirinin sürekli hale getirilmesinin yolarını araştıralım.

Türkiye'nin en önemli sorunlarından birisi cari açık sorunudur. Cari açığı azaltmanın en önemli yolu da ihracatı artırmaktır. Oluşan cari açığı ya sıcak parayla ya da faizle borçlanarak kapatırız. Sıcak paranın bize maliyeti tam bilinmemektedir. Borçlanmanın ülkeye maliyeti de ortalama %20'dir. Son yıllardaki gelişmeler bize göstermiştir ki fındıkta doğru politikalar uygulayabilirsek, aynı miktar fındık satarak 500 milyon dolar yerine 2 milyar dolar döviz girdisi sağlayabiliyoruz. Diğer sanayi ürünlerinde olduğunun tersine fındık ihracatı hiçbir aramalı ithalatı olmaksızın gerçekleşmekte ve dolayısıyla ülkeye net döviz girdisi sağlamaktadır. Yani iki rakam arasında oluşan 1,5 milyar dolarlık fark direk olarak bu ülkenin cari açığını 1,5 milyar dolar azaltmaktadır. 1,5 milyar doların bu ülkeye yıllık maliyeti %20 faiz hesabıyla 300 milyon dolardır.

Şimdi bu noktada şu soruları kendimize soralım. Fındığı kendi haline bırakarak, hiç karışmayarak piyasanın arz - talep dengesi içinde oluşmasını beklersek; oluşacak fiyat 1 dolar civarında ve ülkeye girecek döviz 2 milyar dolar yerine 500 milyon dolar seviyesinde olacak mıdır?- EVET . Cari açığımız 1,5 milyar dolar daha fazla çıkacak mıdır?- EVET . Bu cari açığı kapatmak için 300 milyon dolar faiz ödeyecek miyiz? EVET. Bu urumda bu ülkenin 300 milyon dolarlık faiz olarak finans sektörüne aktarmak mı doğrudur yoksa bu paranın bir kısmıyla fındığı bir şekilde destekleyerek bu ülkeye 1,5 milyar dolar daha fazla döviz girmesini sağlamak mı daha doğrudur?

Sayın Başkanım, değerli katılımcılar. Biz fındığın Türkiye ekonomisi açısından değerlendirilmesini ve Türk ekonomisine katkısı penceresinden bakılmasını istiyoruz. Bu açıdan bakıldığında şu değerlendirmeleri sıralayabiliriz.
1. Fındık Türkiye'nin; Dünya üretiminin %70'ine sahip olduğu tek ürün.
2. Fındık ülkemize 2 milyar dolar net döviz girdisi sağlayan tek tarımsal ürün.
(toplam tarım ihracatımızın %40'ı hiçbir aragirdi ithalatı yok)
3. Bugün için ihraç edemediğimiz arz fazlası 100-150 milyon kg. fındığı da yarımamul veya mamul şeklinde ihrac imkanı bulduğumuzda 3 milyar dolara ulaşılabilecek bir döviz girdisi.

Bunları sağlamak için yapılması gerekenler;

1. Hükümetle Fiskobirlik arasında yaşanan kavga ve uyuşmazlık tablosuna mutlaka son verilmelidir. Zaman kavga zamanı değil uzlaşma zamanıdır. Kamuoyu ve Avrupalı fındık alıcıları önünde sergilenen bu uzlaşmazlık görüntüsü fındık üreticisine, bölge ekonomisine ve ülke ekonomisine büyük zararlar vermiştir ve vermeye devam edecektir.
2. Fındık; genel tarım politikasının dışında değerlendirilmeli ve mutlaka kısa ve uzun vadeli (5 ve 10 yıllık) bir fındık politikası oluşturulmalıdır. Fındık Türkiyenin milli bir ürünü olarak değerlendirilmeli ve DTM tarafından stratejik ürün kapsamına alınmalıdır.Geçenlerde bir gazetede okudum.Türkiye kornişon türü salatalık(hıyar) üretiminde ilk sıralarda yer alıyor.Fakta ihracatta bir takım sorunlar oluşmuş.Dış Ticaret Müsteşarlığı kornişonu stratejik ürün kapsamına alıyor ve ihracını kayıt altına alıyor.yapılan tabiki doğru.ama merak ettiğimiz konu şu:Yıllık 52 milyon dolar ihracat girdisi sağlayan kornişona gösterilen bu stratejik ürün muamelesi yıllık 2 milyar dolar döviz girdisi sağlayan fındığa sağlanamazmı?Fındığın kornişon hıyarı kadar değeri yokmu devletin gözünde? Kısa vadede arz fazlası ürünü piyasadan çekmek için bir kaynak oluşturulmalıdır. Devletin katkısı + FKB'nin katkısı + fon.Burada kastedilen fon fındık ihracatı sırasında kesilecek bir fondur. Uzun vadede üretilen fındığın tamamının ihraç edilmesine yönelik stratejiler belirlenmeli ve bölgede çikolata ve entegre fındık işleme tesisleri teşvik edilmelidir.

Sayın Başkanım,

Devlet ben bu işe karışmıyorum diyemez, dememelidir. Biz ürettiğimiz ürünün kıymetini, değerini öğrendik artık. Bizim fındığımız dünya pazarlarında 4,5 dolardan rahatlıkla işlem görebilecek bir ürün. Artık 1,5 � 2 dolarlık fiyatları kimse bize kabul ettiremez. Yapmamız gereken şudur: Başta hükümetimiz olmak üzere siyasetçisi, fiskobirlikçisi, odası, borsasıyla birlikte hareket ederek fındıkta oynanmak istenen oyunları bozmalıyız. Fındığa sahip çıkmalıyız. Bu milli ürüne sahip çıkmalıyız. Fındığa sahip çıkmak demek Karadeniz'e sahip çıkmak demektir. Fındığa sahip çıkmak demek bu ülkeye sahip çıkmak demektir.
Saygılar Sunarım.

Fahri TANRIKULU
Fatsa Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı

Yazı Arşivi:
ODAMIZIN STRATEJİK PLANI HAZIR (Tayfun KARATAŞ)
RAMAZAN AYINIZ HAYIRLI OLSUN (Tayfun KARATAŞ)
TEŞVİK DEVAM EDECEK !! (Tayfun KARATAŞ)
“Sorumluluk Yüksek Rekolte Açıklayanlarındır” (Tayfun KARATAŞ)
YENİ TTK ' DA 6 BÜYÜK SIKINTI (Tayfun KARATAŞ)
HERKES BİR YERE BORÇLU (Fahri TANRIKULU)
TORBA YASA ÜZERİNE (Tayfun KARATAŞ)
LİMAN PROJESİNE SAHİP ÇIKILMALI (Fahri TANRIKULU)
KADIN GİRİŞİMCİLER DESTEKLENMELİDİR (Tayfun KARATAŞ)
KKTC TİCARİ İŞ GEZİSİ (Tayfun KARATAŞ)
ŞENLİĞİN ADI DOĞRU KONULMALI (Fahri TANRIKULU)
YENİ HİZMET BİNAMIZA BAŞLAYACAĞIZ (Tayfun KARATAŞ)
ÜNYE - FATSA EL ELE !! (Tayfun KARATAŞ)
EKONOMİYE ODAKLANMALI !!! (Tayfun KARATAŞ)
KRİZ EKONOMİYİ ALT ÜST ETMİŞTİR (Fahri TANRIKULU)
OLMASI GEREKEN YAPILDI (Tayfun KARATAŞ)
YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN (Tayfun KARATAŞ)
TEŞEKKÜRLER FATSA (Tayfun KARATAŞ)
KURBAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN (Tayfun KARATAŞ)
BAŞARILI BİR GİRİŞİMCİ KADININ HİKAYESİ SEMİNERİ (Tayfun KARATAŞ)
KÜRESEL KRİZ (Tayfun KARATAŞ)
İYİ BAYRAMLAR ... ! (Tayfun KARATAŞ)
YENİ TEŞVİK SİSTEMİ GÜZEL AMA !!! (Tayfun KARATAŞ)
1. KORGAN VERGİ ÖDÜL TÖRENİ (Tayfun KARATAŞ)
FATSA’NIN EKMEĞİNE SAHİP ÇIKALIM (Tayfun KARATAŞ)
FATSA FINDIK RAPORU (Tayfun KARATAŞ)
Fındık fiyatı ne olacak ? T.M.O. fındık alacak mı ? (Fahri TANRIKULU)
1.KUMRU VERGİ ÖDÜL TÖRENİ (Tayfun KARATAŞ)
Yeni Bir Dört Yıl Sizlerle (Tayfun KARATAŞ)
Ekonomik Sıkıntı ve Bankalar (Fahri TANRIKULU)
FINDIK FİYATLARI VE BEKLENTİLER (Fahri TANRIKULU)
YENİ SEZONDA FINDIĞIMIZ !!! (Fahri TANRIKULU)
2008 KAYIP YIL !!! (Fahri TANRIKULU)
FATSA - AYBASTI YOLUNA AİT TALEBİMİZ. (Fahri TANRIKULU)
Fatsa TSO plaket töreni konuşma metni (Fahri TANRIKULU)
Kurultay sonuçlarına sahip çıkalım (Fahri TANRIKULU)
Fatsa ve Fakülte (Fahri TANRIKULU)
Bir 4 yıl daha sizlerle (Fahri TANRIKULU)
İstihdamın Sürükleyicisi KOBİ'lerdir (Fahri TANRIKULU)
Kurultay Açılış Konuşması (Fahri TANRIKULU)

T.O.B.B Fatsa Belediyesi 19 Mayıs Üniversitesi Ordu Üniversitesi Türkiye
TurkceEN